Türkiye’nin koşar adım, yatak döşek, tren raylarına, karayollarına serilmiş kentleşme hikayesinin hüzünlü anılarının seslerinden biri daha aramızdan ayrıldı. Haydarpaşa Tren Garı ve Topkapı Otobüs Terminaline kendileri ile birlikte umutlarını da getirenlerin yaşadıkları hayal kırıklıklarını, gücenmeyi, hüznü temsil eden sanatçılardan biriydi Ferdi Tayfur. Şu fani dünyada gurbeti mesken tutmak zorunda kalanların, huzuru kalmayanların, derbederlerin sesiydi O… Kara sevdaların, kara önlüklerin, kara kömürün, kara asfaltın, kısacası kapkara zamanların içinden fırlayıp “merak etme sen” diyenlerden biriydi.
Ülkenin modernleşme/kentleşme süreçlerinin bir ürünü olan arabesk kültür ve müzik, gelenekselle modern olanın gerilimli iç içeliğinin bir ürünü, çevrenin merkeze tepkisiydi… ilk başlarda resmi ideoloji yanaşmalarının seçkinciliği kendinden menkul yaklaşımlarıyla yok sayılan, hor görülen, hatta patolojik etiketi vurularak yasaklanan arabesk müzik, kentlerde kalabalıklaşmaya başlayan yerli göçmenlerin sahiplenişiyle ayakta kalmayı başarmıştı. Seçkinci Cumhuriyet kadrolarının 1930’larda, resmi müzik politikaları gereğince (sadece Batı müziği dinlensin diye) radyoda çalınma yasağı getirdiği Türk Müziğinin başına gelenler TRT’li yıllarda arabesk müzik ve sanatçılarının da başına gelmişti. Arabesk, sosyo-ekonomik azgelişmişliğin bir göstergesi olarak görülüyor; kentsel organizmanın kanına karışmış mikrobik bir durum olarak değerlendiriliyordu.
Hem resmi ideolojinin hem de muhalif sol ideolojilerin dışlamasına rağmen arabesk müzik 1980’lerle birlikte hızla kitleselleşmişti. Üstelik dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın makam aracının hoparlörlerinden de sesini duyurunca, bir anlamda, devlet katına da çıkmıştı. Kentsel bir yaşam tarzı ve müzik türü olarak popülerleşmenin kapıları sonuna kadar açılmıştı… Hikayenin sonuna geliniyordu artık! Gençler, “Kıl oldum abi”, “Hey Corç versene borç”, “Ay inanmıyorum” gibi şarkılara abone olmuşlardı; kaçın kurasıydı onlar… Zaman değişmiş, anne babalarından çok yaşanılan zamana benzemeye başlayan yeni kuşaklarla birlikte ömrünü tamamlamıştı arabesk…
Nisan yağmurunu göremeden aramızdan ayrılan Ferdi Tayfur, arabesk müziğin ikonik ses ve yorumcularından biriydi. İyisiyle kötüsüyle yaşanılanlara, geçmişe hürmeti olan herkesin içi yandı. Sevenlerine hatıra olarak şarkıları kaldı.
Prof. Dr. Mevlüt ÖZBEN



