Romanya Temsilciler Meclisi Üyesi Dumitrita Albu, Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmelerde Avrupa ekonomisinin hem ABD-İran gerilimi hem de Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yarattığı baskılarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Avrupa’nın savunma harcamalarından enerji güvenliğine kadar birçok başlığa değinen Albu, kıtanın yeni ayrışmalardan çok daha fazla işbirliği ve diplomasiye ihtiyaç duyduğunu kaydetti

Romanya Temsilciler Meclisi Üyesi Dumitrita Albu, Cumhuriyet’ten Caner Çiftçi’ye yaptığı değerlendirmelerde Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Avrupa’nın enerji ve güvenlik politikaları, Rusya-Ukrayna Savaşı, Türkiye’nin Karadeniz’deki rolü ve Avrupa ekonomisinin dayanıklılığına ilişkin görüşlerini paylaştı.
Hürmüz Boğazı’ndaki krizin hem askeri hem de ekonomik riskler yarattığını belirten Albu, bu iki başlığın birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Olası bir askeri tırmanışın ciddi ekonomik sonuçlara yol açabileceğine dikkat çeken Albu, uzun süreli bir enerji krizinin de ekonomik ve toplumsal baskıları artırabileceğini ifade etti.
Romanya açısından önceliğin, çatışmanın yayılmasını önleyecek ve gerilimi düşürecek güvenilir diplomatik girişimlerin desteklenmesi olduğunu vurgulayan Albu, enerji güvenliğinin güçlendirilmesi, tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve dış şoklara karşı kırılganlıkların azaltılması gerektiğini söyledi.
Romanya’nın önemli enerji kaynaklarına sahip olduğunu ve bölgede önemli bir rol oynayabileceğini kaydeden Albu, buna karşın hiçbir Avrupa ekonomisinin uluslararası piyasalardaki gelişmelerden tamamen yalıtılmış olmadığını belirtti:
“Romanya, önemli enerji kaynaklarına sahiptir ve bölgede önemli bir rol oynamaktadır; ancak hiçbir Avrupa ekonomisi uluslararası piyasalardaki gelişmelerden tamamen muaf değildir. Nihayetinde, gerilimin daha da tırmanmasını önlemek herkesin menfaatinedir. İstikrar, diyalog ve öngörülebilirlik, hem vatandaşlarımızın güvenliği hem de ekonomilerimiz için hayati önem taşımaktadır.”
“AVRUPA SAVUNMADA DAHA FAZLA SORUMLULUK ÜSTLENMELİ”
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Avrupa ülkelerinden savunma harcamalarını artırmaları yönündeki çağrılarını da değerlendiren Albu, konuya “baskı” kavramından çok ortak güvenlik sorumluluğu çerçevesinde baktığını söyledi.
Avrupa’nın kendi savunma kapasitesine daha fazla yatırım yapması ve ortak güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini artık kabul ettiğini belirten Albu, Romanya açısından NATO ve transatlantik ilişkilerin ulusal güvenliğin temel unsurları olmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Avrupa’nın savunma kapasitesini artırmasının ABD ile ortaklığa alternatif oluşturmadığını söyleyen Albu, iki yapının birbirini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Albu, müttefikler arasındaki dayanışma ve güven korunurken sorumlulukların daha dengeli paylaşılması gerektiğini belirterek mevcut uluslararası ortamda yeni ayrışmalardan çok daha fazla işbirliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.
Albu, “Kendi savunmasına daha fazla katkıda bulunabilecek bir Avrupa, ABD ile olan ortaklığın bir alternatifi olarak görülmemelidir. Aksine, bu iki unsur birbirini güçlendirebilir ve güçlendirmelidir. Hedefimizin, müttefikler arasındaki dayanışma, diyalog ve güveni korurken sorumlulukların dengeli bir şekilde paylaşılması olması gerektiğine inanıyorum. Mevcut uluslararası ortamda, yeni bölünmelere değil, ortaklar arasında daha fazla işbirliğine ihtiyacımız var” dedi.
“ATEŞKES TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”
Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Albu, Romanya’nın temel çıkarının yakın çevresinde ve özellikle Karadeniz bölgesinde barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması olduğunu dile getirdi.
Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmayı sağlayabilecek her güvenilir diplomatik girişimin desteklenmesi gerektiğini belirten Albu, olası bir barışın uluslararası hukuka, Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini söyledi.
Albu, gelecekte yeni bir çatışmanın önüne geçecek güvenlik garantilerinin de oluşturulması gerektiğini ifade etti.




