UKRAYNA -RUSYA- TÜRKİYE / ZELENSKY- PUTİN- ERDOĞAN: ÜÇ FARKLI MİLLET ÜÇ FARKLI LİDER

Aslında Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelensky doğru söylüyor. Rusya Ukrayna’nın millet olmasını engellemek istiyor ya da millet olduğunu reddediyor. Aslında Ruslar ve Ukraynalılar aynı ırktan yani Slav ırkından geliyorlar ama iki ayrı millet oluşturuyorlar. Çünkü burada kaderde kıvançta bir olmayan aynı ırktan insanların iki ayrı milleti oluşturduğunu görüyoruz. Tarihleri de tamamen farklı. Mesela Ukrayna uzun yüzyıllar boyunca Osmanlı egemenliğinde yaşamıştır ama Rusya aynı yüzyıllar boyunca Moskova Kinezliği olarak bağımsız yaşamıştır.
Putin, bu tarihsel geçmişi inkar ediyor ve biz tek bir milletiz diyor. Bu düşüncesini de silah gücüyle Ukrayna Milletine zorla dayatıyor. Açık bir şekilde işgalci konumuna düşüyor. Bu tamamen uluslararası hukuka aykırı olup dünyayı orman kanunlarına çevirme girişimidir. Üstelik ukrayna’daki nükleer reaktörlerden birinin patlaması Karadeniz’de var olan bütün ülkeleri radyoaktif olarak zehirleyecek ve insanları sakat bırakacaktır. Yani Karadeniz’de kıyısı bulunan tüm ülkeler nükleer kaza tehdidi altındadır. İnşallah bir daha Çernobil faciası yaşamayız.
Zelensky ise Atatürk gibi „bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir” diyor, Ukrayna milletinin Rus milleti olmadığını, kaderde ve kıvançta bir olmadıklarını, aslında yapılan saldırıların da bunu kanıtladığını, Bu nedenle Ukrayna Milletinin bağımsızlık ve özgürlüğü için sonuna kadar savaşacağını söylüyor. Ben her zaman savaşın bir cinayet olduğunu ama vatan savunmasının en kutsal görev olduğunu düşünürüm çünkü vatan bizim evimizdir. Evime gireni öldürmek en meşru hakkımdır.
Türkiye’de ise insanların ırk mezhep inanç ve düşüncesi farklı olsa da kaderde ve kıvançta bir hissediyorlar, vatanlarını savunma konusunda hiç kimsenin en ufak bir kuşkusu yok. Herkes bu konuda benzer düşünebiliyor. Çünkü aynı toprağın üzerinde aynı kaderi ve kıvanç’ı paylaşma bilinci, sadece kalbimize değil bilinç altlarımıza kadar yerleşmiş durumda. Zaten Atatürk’ün de bilinçli olarak „Ne mutlu Türk olana” demediğini, farklı ırklardan gelen insanları tek isim altında tek millet olarak kaderde kıvançta birleştirerek düşmanların onları bölmesini engellemeye çalıştığını, böylece onlarca kuşaktaki çocuklarımızın birbirlerini öldürmesini engellediğini, bunu da Türk Milleti adı altında yaptığını biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da aynı doğrultuda „TEK MİLLET TEK BAYRAK TEK DEVLET TEK VATAN” ilkesini ortaya koyduğunu, „bağımsızlığımız ve özgürlüğümüz” için savunma sanayisini geliştirdiğini, anayasamızın milletin bölünmez bütünlüğünü sağlayan ilkelerini tavizsiz bir şekilde koruduğunu anlıyoruz. Aynı amaçla laikliğin de din ve vicdan hürriyetini amaçladığını da biliyoruz. Her ne kadar daha sonra birleştirici olmak yerine bölücülük amaçlı kullanılmış olsa da, bazı devirlerde dindarlara karşı ayrımcılık amaçlı kullanılsa da, konulan laiklik ilkesinin gelinen bu aşamada artık din ve vicdan hürriyetini sağladığını ayrıca mezhep ve inanç bazında bölünmemizi kesinlikle engellediğini düşünüyorum.
Bu sayede hangi ırktan mezhepten ve felsefeden olursa olsun, bu ülkenin zeytinine, doğal güzelliğine, sanayisine, savunma endüstrisine, kısacası bu toprağın bütün zenginliklerine akılcı ve bilimsel bir çerçevede sahip çıkan ezici çoğunluğun MİLLET olabilmesi nedeniyle, yabancı güçlerin Türkiye’yi bölme, millet olma özelliğini ortadan kaldırma girişimleri her zaman büyük bir yenilgi ile son bulmuştur.
Ali Aygün
T C.Ticaret Bakanlığı baș Müfettiși.
Sursa:https://www.facebook.com/317013955755892/posts/1110391623084784/

Lasă un răspuns