Pınar yurtdışında üretime başladı

Yaşar Topluluğu’nun yurtdışındaki ilk gıda fabrikası Abu Dabi’de açıldı. BAE’nin ilk peynir fabrikası olan tesis, Pınar’ın global marka hedefi yolunda bir kilometre taşı olarak görülüyor

Yaşar Topluluğu, Birleşik Arap Emirlikleri’ne 30 milyon dolarlık peynir fabrikası kurdu. 35 yıldır Arap ülkelerine başta labne olmak üzere süt ürünleri ihraç eden Yaşar, böylece yurt dışındaki ilk gıda üretim yatırımını faaliyete geçirdi. Abu Dabi’deki Khalifa Sanayi Bölgesi’nde (KIZAD) kurulan ve Pınar markalı ürünler üretecek olan tesis aynı zamanda, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ilk peynir işleme fabrikası…

Topluluğun BAE’deki şirketi Hadaf Foods eliyle kurulan fabrika, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve HADAF Foods Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar’ın ev sahipliğinde düzenlenen ve Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaşar, Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, İcra Başkanı Mehmet Aktaş, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, HADAF Foods Genel Müdürü Arda Cenk Tokbaş, Birleşik Arap Emirlikleri Gıda Güvenliği Bakanı H.E. Mariam Bint Mohammed Almheiri, Türkiye Cumhuriyeti Abu Dabi Büyükelçisi Can Dizdar ile KIZAD CEO’su Samir Chaturvedi’nin katıldığı törenle açıldı.

Hızlı büyüyecek

Törenin ardından Feyhan Yaşar, İdil Yiğitbaşı ve Arda Cenk Tokbaş’ın verdiği bilgilere göre, Yaşar Topluluğu Arap coğrafyasında üretime beş yıl önce karar verdi. Fizibilite planının çıkarılmasının ardından Nisan 2018’de temeli atılan fabrika 13 ayda tamamlandı. Yatırım kararında 35 yıl önce bu pazara girmiş olan grubun özellikle labnedeki yükselen grafiği etkili oldu. Zira Pınar Labne, BAE’de yüzde 30, Suudi Arabistan’da yüzde 35, Katar’da yüzde 50, Kuveyt’te yüzde 80 gibi yüksek paylarla pazar lideri…

Yaşar, labneyi bu coğrafyaya Türkiye’den ihraç etmeye devam edecek. Yeni tesiste ise bölgede pazar büyüklüğü labnenin altı katı olan krem peynir üretilecek. Bu üretimde hem bölgeden temin edilen taze süt, hem de Türkiye’den getirilecek süt tozu kullanılacak. Tesisin şu anda yılda 30 bin ton olan kapasitesinin üç yılda ikiye katlanması, 2020’de 20 milyon dolar, tam kapasiteye ulaştığında 55 milyon dolar ciro yapması ve kuruluşundan beş yıl sonra kendini amorti etmesi planlanıyor. Hedef, krem peynirde önce ilk üç, sonra da pazar liderliği.

Global marka

Gelecek yılın başında mozarrella üretimine de başlayacak olan tesisin yanındaki arazi de Yaşar Topluluğu için ayrılmış. Burada ne üretileceğinin sorulması üzerine Feyhan Yaşar, buna henüz karar vermediklerini, ancak bölgede donuk ürün pazarının çok gelişmiş olduğunu, yeni yatırımın bu konuda olabileceğini söyledi.

Abu Dabi’deki fabrikada üretilen ürünlerin sadece BAE’de değil, tüm Arap ülkeleri ve Orta Doğu’da satılmasının planlandığını belirten Yaşar, bu yatırımın, Pınar’ın bölgesel ve global marka olma hedefinin bir parçası olduğunun altını çizdi.

“Dedem deveye binerdi, babam deveye binerdi, ben Mercedes’e biniyorum, oğlum Land Rover’a biniyor, torunum Land Rover’a binecek ama torunumun çocuğu yine deveye binecek.” BAE’nin kurucularından Şeyh Raşid bin Said el Maktum’un bu cümlesi, geliri petrole bağlı olan ülkede doğal kaynakların geçiciliğini vurgulayan bir atasözü gibi… “Petrol sonrası”na hazırlanan BAE’nin hedefi finans, üretim ve lojistik üssü olmak. Yedi emirlikten oluşan BAE’de finans ayağını Dubai, üretim ve lojistiği ise Abu Dabi almış. 410 kilometrekarelik KIZAD ve Khalifa Limanı bu strateji çerçevesinde kurulmuş. Abu Dabi’nin hedefi 3 yılda 14 milyar dolarlık girişimi ülkeye çekmek. Bu doğrultuda yatırımcıyı teşvik ediyorlar: İthal edilen hammaddeler ve makineler gümrük vergisinden muaf, tesis için kiralanan arazilerden üç yıl kira almıyorlar. Üstelik Arap Birliğinde üretilen ürünlerin bu ülkelerde serbest dolaşım hakkı var. Bu imkanları gören yatırımcılar Abu Dabi’nin yolunu tutmuş. KIZAD’da Hindistan’dan, Brezilya’dan, Avrupa’dan şirketler var, Çinliler için ise ayrı bir alan oluşturuluyor.

sursa: milliyet

Lasă un răspuns