Münhasır ekonomik bölgemizi öğrenmek isteyenler bu kitabı okusun

Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) kavramı 1982’de imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’yle düzenlendi. MEB, 200 deniz mili genişlikteki deniz alanlarının deniz yatağı ve toprak altı ile üzerindeki suların canlı ve canlı olmayan kaynaklar üzerinde kıyı devletlerine ekonomik haklar tanır. Kıta sahanlığı ilan gerektirmezken, MEB ilan gerektirir.
1986’da Karadeniz’de Münhasır Ekonomik Bölgemizi ilan ettik, ancak Akdeniz‘de aynı adımı atmak için geç kaldık. Güney Kıbrıs Rum yönetimi 2 Nisan 2004’te, 21 Mart 2003’ten itibaren geçerli olmak üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye’nin haklarını yok sayarak MEB ilanında bulundu. 2003’te Mısır, 2007’de Lübnan ve 2010’da İsrail ile MEB sınırlandırma antlaşmaları imzaladı. 4 Mayıs 2019’da BM’ye bildirim bulundu.
Denizlerde Türk haklarını korumak için hem akademik yayınlar yapan hem de pratik uygulamaların yapılmasına vesile olan Tümamiral Dr. Cihat Yaycı „Sorular ve Cevaplar ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Kavramı” isimli bir kitap çıkarttı. Kitapta, „kıta sahanlığı ve MEB nedir, MEB’de balıkçılıktan bilimsel araştırmalara uygulamalar nasıldır, Doğu Orta ve Batı Akdeniz’de MEB ilanlarını kimler yapmıştır, MEB’in kıyıdaş devletlere yüklediği hak, yetki ve sorumluluklar nelerdir, adaların anakaradaki deniz yetki sahalarına etkisi nedir ve bu konudaki mahkeme kararları nelerdir, Doğu Akdeniz’de Türkiye MEB ilan etmeli midir” gibi sorular anlaşılır bir üslupla cevaplanmış. Deniz Kuvvetleri komutanlığımızın yayını olan bu kitabı her siyasetçinin ve bürokratın okuması gerekir.
Ege’de birçok konuda geç kaldık. Şimdi ise Akdeniz’de zamanında MEB ilan etmediğimiz ve Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde keskin bir tavır koymadığımız için sıkıntı çekiyoruz. Bir an önce Libya ile MEB antlaşmasını yapıp, Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölgemizi ilan ederek elimizi güçlendirmeliyiz.


Türkiye’nin Münhasır Ekonomik bölgesi

sursa:   sabah

Lasă un răspuns