“Karşılıklı yapılan Türk-Alman yatırımları güveni inşa eder“

Türkiye’den Almanya’ya yatırım çekmeyi hedefleyen Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nin Ekonomik Kalkınma Ajansı NRW Invest’in toplantısı Ankara’da yapıldı.

Yeşim ARDIÇ

Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nin Ekonomik Kalkınma Ajansı NRW Invest’in toplantısında konuşan Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Başkanı Friedo Sielemann, karşılıklı gerçekleştirilen yatırımların iki ülke arasında güveni inşa ettiğini vurguladı.

Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Başkanı Friedo Sielemann, karşılıklı yatırımlarla iki ülkenin güveni ve saygıyı inşa ettiğine dikkat çekti.

Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nin Ekonomik Kalkınma Ajansı NRW Invest ile DÜNYA Gazetesi işbirliğinde, Ankara Sanayi Odası’nda düzenlenen Türk Dış Yatırım Paneli’nde konuşan Sielemann, “İlişkilerimizde her daim mevcut olan sabit unsur, ticaret ve yatırımlardır. Çünkü asıl güveni, onlar inşa eder” dedi.

Sielemann, Almanya’da yaşayan 3.5 milyon Türk kökenli insan olduğunu söyleyerek, Türkiye’de de 8 milyon bir zamanlar Almanya’da yaşamış kişi olduğunu kaydetti ve şunları söyledi: “Bu da ilişkilerimizi özel kılıyor. Yatırımları bir anlamda kolaylaştıran ve teşvik eden bir unsurdur bu. İnsanlar karşılıklı olarak birbirlerini tanıyor, dilsel ve kültürel engeller aşılmış oluyor. Karşı tarafın neyi nasıl düşündüğünü anlayıp hissedebiliyor. Dil veya kültürel özellikleri bilmeyince zor oluyor. Bu sebepten ötürü de Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerine bakıldığında, muazzam bir avantaj söz konusu. Yatırımların ve para kazanmanın, son derece olumlu başka getirileri de var. İş birliği ile para kazanmaya başladığında çok derin bir güven inşa edebilirsin, karşılıklı saygıyı inşa edebilirsin, birlikte bir iş birliği ağı oluşturabilirsin. ”

Akkaya: En yüksek gelir grubu

Kuzey Ren-Vestfalya Yatırım Ajansı Türkiye Müdürü Dr. Adem Akkaya eyaletin AB’nin tüketim gücünün yüzde 45’ini kapsayan bir bölgenin merkezi olduğunu söyledi.

Akkaya, ayrıca hem Almanya’nın hem de dünyanın bütün büyük firmalarının ya merkezi ya da ikinci merkezi olması nedeniyle büyük bir networking imkanı sağladığını belirti. Akkaya, eyaletin makine, kimya, metal, gıda, otomotiv, bilişim sektörleriyle öne çıktığını bununla birlikte, Trakya büyüklüğündeki bir yüz ölçümü içinde birbirine çok yakın, Köln, Duesseldorf, Dortmunt, Essen gibi şehirlerle “dünyanın en büyük fuar merkezi” olduğunu anlatarak, bölgeye yatırım yapmak isteyen türk iş dünyasına her türlü kolaylığın sağlandığını dile getirdi.

Kocaş: Limited tavsiye ediyoruz

Yeminli Mali Müşavir Cevdet Kocaş, Türk yatırımcılara limited şirket kurmayı tavsiye ettiklerini belirterek, şirket kuruluş işlemlerinin Türkiye’ye benzediğini söyledi. Kocaş, şirketlerin bilançolarını internette yayımlaması nedeniyle güven için asgari 25 bin eurodan daha yüksek sermaye koymalarını tavsiye etti. Kocaş, yatırımdan önce iyi bir iş planı yanında yasal yükümlülükler, izin ve sertifikaların araştırılmasını önerdi. , “Made in Germany” damgası için mutlaka Almanya’da ürüne bir katma değer eklenmesi gerektiğinin altını çizdi. Almanya vergi sisteminin Türkiye ile benzer olduğunu ancak bazı avantajlar sunulduğunu belirten Kocaş, en önemli farklardan birinin kar dağıtımında yüzde 25+5 stopaj sonrası gelir vergisi ödenmemesi olduğunu bildirdi.

Emili: İş kanununa dikkat

İş kanunun çok katı olduğuna işaret eden Avukat Abdullah Emili, Almanya’da yüzde 20 işçi-yüzde 20 işverence paylaşılan yüzde 40 oranında emeklilik-sosyal sigorta ödemesi olduğunu vurguladı. Almanya’da brüt ücret üzerinden anlaşmalar yapıldığını hatırlatan Emili, 10 kişiden fazla çalışanı bulunan işyerlerinde iş güvencesi olduğunu hatırlattı. Asgari ücretin güncel seviyesinin ise saat başına 9.19 euro olduğunu söyledi. Almanya’ya ihracat yapan firmalara önemli bir uyarıda bulunan Abdullah Emili, mal gönderilirken fatura ve belgelere “fatura bedeli ödeninceye kadar mal sahibi firmadır” uyarısını Almanca yazmaları halinde, ithalatçı firma iflas etse bile gönderilen ürünün yüzde 70’inine yakın bedelin alınabildiğini aksi takdirde iadenin yüzde 2-5’lerde kaldığını anlattı.

Aktaş: Teşvikli krediler var

Devlet Teşvikleri Uzmanı Zafer Aktaş da eyalette teşvikli kredi ve hibe olmak üzere iki temel destek bulunduğunu belirtti. Teşvikli kredilerin en az 25 bin en fazla 25 milyon euro olduğunu belirten Aktaş, kredi notuna göre yıllık yüzde 1 faize kadar kredi imkanı olduğunu açıkladı. Devletin teminat desteğinin kredinin yüzde 50-80’i arasında olduğunu, bazı durumlarda 1 yıldan 12 yıla kadar anapara geri ödemesiz, sadece faizin ödendiği teşvikli krediler bulunduğunu açıkladı. Hibelerde ise arsa-bina ve geçici olarak şirket devralmalarda bedelin yüzde 30’una kadar hibe verilebildiği, işsizliğin yüksek olduğu bölgelerde en az 150 bin euro yatırım ve işçi alma şartıyla 2 aydan 5 yıla kadar maaşın yüzde 20’sinden yüzde 100’üne kadar hibe olduğunu, AR-GE yatırımları için de oransal hibe verildiğini bildirdi.

Yağış: Yatırım network için

Almanya’nın hastane dezenfektanında dünyanın 1 numarası olduğunu, kendilerinin de bu networkten yararlanmak için yatırım yaptıklarını dile getiren Kuzey Sağlık Ürünleri ve Kimya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Erciman Yağış, “NRW Invest aracılığıyla süreci yönetiyoruz. Yatırımcılarımız mutlaka avukat ve mali danışman ile çalışmalı” dedi. Yağış, üretimde izin ve ruhsatların büyük önem taşıdığını bildirerek, “Made in Germany” algısının pazarlamaya kolaylık sağladığını söyledi.

Şakar: Kaliteli üretmeyen gitmesin

Elektra Elektronik Yönetim Kurulu Başkanı Armağan Şakar, Almanya’da önceliğin kalite olduğunu ve kaliteli üretim yapmayan hiç kimsenin gitmemesi gerektiğini belirterek, fiyat ve hızlı teslimatın rekabet avantajı sağladığını belirtti. Depo kurmak yerine lojistik firmasından yer kiraladıklarını belirten Şakar, bunun kendilerine operasyonel kolaylık sağladığını vurguladı. Şakar Almanya merkezli olarak özellikle Kuzey Afrika’ya açılmanın kolaylık sağlayabileceğini belirtti.

Hıncal: Tutunmak zor, sonrası kolay

Araç takip cihaz ve yazılımları ürettiklerini belirten Arvento Genel Müdürü Özer Hıncal, Almanya pazarına girmenin ve tutunmanın zor ama başarı sağlandıktan sonra da çok uzun vadeli sağlıklı faaliyet imkanı gördüklerini belirtti.

sursa:  dunya

Lasă un răspuns